Gökdelenin Zirvesinden Aşağıya Akan Şelale: Gerçekler ve Tartışmalar

Gökdelenin Zirvesinden Aşağıya Akan Şelale: Gerçekler ve Tartışmalar

1 Haziran 2026 – Çin’in Guiyang şehrinde yer alan 121 metre yüksekliğindeki Liebian International Plaza, entegre edilen 108 metre uzunluğundaki yapay şelalesi ile dikkat çekiyor. Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler, bu mimari yapının uluslararası alanda gündem olmasına neden oldu. Dünyanın en yüksek yapay şelalesi olarak tanımlanan bu yapı, estetik tasarımı ve enerji tüketimi konularında çeşitli tartışmalara yol açtı.

Yüksek katlı gökdelen, otel, alışveriş merkezi ve ofis alanları barındırıyor. İlk kez çalıştırıldığında, çevre sakinleri şelalenin ana su borularının patladığını düşündü. Ancak işletmeci firma, bu durumun özel bir mühendislik sistemi ile yönetildiğini açıkladı.

**Geri Dönüşüm Sistemi ile Çalışıyor**
Guizhou Ludiya Mülk Yönetimi Şirketi’nin sözcüsü Bay Cheng, yerel basına yaptığı açıklamada şelalenin işleyişine dair teknik bilgileri paylaştı. Cheng, binanın altında yer alan dört katlı su depolama ve drenaj sisteminin, güçlü pompalar aracılığıyla sürekli geri dönüştürülen su ile çalıştığını belirtti. Sistemde kullanılan su kaynakları arasında arıtılmış musluk suyu ve yağmur suları bulunuyor.

**Kaynak İsrafı Tartışmaları**
Şelalenin devreye girmesi, bazı çevre sakinleri ve sosyal medya kullanıcıları arasında kaynak israfı endişelerini de gündeme getirdi. Eleştirmenler, şelalenin yüksek miktarda su ve elektrik tükettiğini öne sürerek projenin gereksiz enerji kaybına yol açtığını savundular. Eleştirilere yanıt veren Bay Cheng, şelalenin çalışmasını sağlayan dört adet 185 kilovatlık pompanın saatlik elektrik maliyetinin yaklaşık 118 dolar olduğunu doğruladı. Ayrıca, su tasarrufu sağlamak amacıyla şelalenin sürekli açık tutulmadığını, yalnızca özel etkinliklerde 10 ila 20 dakikalık sürelerle çalıştırıldığını ifade etti.

Bu yapay şelale, estetik değeri ve mühendislik başarısıyla göz doldururken, çevresel etkileri üzerine tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Author: Onur Kaya